elmayı ikiye böldüler içinden kurt çıktığın gördüler ağacı lime lime dildiler böceğin halinden bildiler ferman padişahınsa dağlar bizimdir denildi dağların bağrı deşildi çözüldü mevsimlerin sırrı yaprak yaprak yedi kat yerin dibinden haber...
Bir akşamüstüdür şarabî Bahçeler ve dağlar üzre hükümran; Tam dünyayı dolaşmak saatindesin. Ay ışığı su içer birazdan. Kızarmış kalçalarını çanlar Alabildiğine vurur. Sen çocuk tulumunda Matbaa mürekkebi Rüsva olmuş ellerinin emeği, Manşetlerde kilometre kilometre...
Bir akşamüstüdür şarabî Bahçeler ve dağlar üzre hükümran; Tam dünyayı dolaşmak saatindesin. Ay ışığı su içer birazdan. Kızarmış kalçalarını çanlar Alabildiğine vurur. Sen çocuk tulumunda Matbaa mürekkebi Rüsva olmuş ellerinin emeği, Manşetlerde kilometre kilometre...
aşkın anaforuna çekilir yokluğun kırıklarını avuçlar yakamozun gözleri bohem notalara sürüklenir sembolist çalgılar savurur saçlarını vals çiçeği ölüm dansına tutunur ritim sesi yapışır katedral gövdesine koronun dilimde eskitme bir küf...
Kuyu suyu damlamış yüreğime be anne! Beklemek nasıl da zor yaşamayan bilemez Aşkın rengi karadır yüreğime ’de’ anne! Nazarı duvarları aşamayan bilemez ... İncitmeye kıyamam dediğin kızına bak Kendisini ateşe...
Bundan böyle her nefesim seninle Otur şöyle, seviyorum ben seni Bu sevdaya ben inlerken sen inle Konuş-söyle, seviyorum ben seni Hasretin ki,beni senden aldırmış Gözlerimi ufuklara daldırmış Duyguların yeri-göğü kaldırmış İşte böyle,...
Kalbimde arama eski yerini Sen gözümden akan sele karıştın İstesem de artık sevemem seni Hasret rüzgarına yele karıştın Seninle aşkımız eski bir roman Yandı sayfaları külüdür kalan Sevgilim herşeyim sendin bir...
İş işten geçmeden,gel de söz dinle, Sen benim aşkımla baş edemezsin. Ben sarhoş gezerken senin derdinle, Sen kendi gönlünü hoş edemezsin. Gül sefa sürse de bülbül çilerken, Bin pişmen olmaz...
bir gardiyanın büyüttüğü çiçeğin buğusunda serpilen intiharlarımın darağaçlarını topluyorum kançanağında isyanı yoğuruyor uykularım kirli beyaz gölgeler uzuyor kuytuya sıkışmış gecenin dizlerinde yağmurda çırpınan serçe misali ak ayın ışığında aşk düşlerimin közüne isyanımı “k(atıp)” kavruluyorum külde sevişler yansıyor...
Gideceğim diyordun işte kapı açık bak. Bu aşkın güllerini dermeden gidiyorsun. Ne bir parça hatıra ne de adını bırak. Veda buseni bana vermeden gidiyorsun. Kan damlar bulutlardan gözyaşı niyetine, Ben...
bir gözyaşı şişesi olur herkesin doldukça boşaldığı bir kara delik bu yüzden geçtik suyun derininden kuyular yırtık ve zehirliydi annem diyorum asıl bir çiçeğin kuruntusudur ölümü kimseye yakıştıramayan ece baharı...